22 Ekim 2010 Cuma

İnsanın Yüreği Titrer mi?


Bu fotografta iki sevdiğim  var. Biri öğretmenim Mehtap Hoca. Diğeri Mehtap Hoca'nın elindeki  benim bağlamam. Gönül. Evet, Gönül koydum bağlamamın adını. Geçen yıl, yüreğimin kuytusunda bunca zamandır gizli kalmış bağlama çalma hevesi ayan beyan kendini belli edince, üzerine  Kocaeli Belediyesi'nin  ücretsiz bağlama kursu denk gelince,  beni kim tutabilir? Haftada bir gün iki saat bağlama kursuna devam ettim. Ben gecikmiştim tabii.. Kurs aylar önce başlamıştı. Kursa misafir öğrenci olarak katıldım. Bağlama kursuna ilk gittiğim günü hiç unutmam. Ofiste ogün gerçekten çok işim vardı. Ben kursa vardığımda, ders çoktan başlamıştı. Ben zaten koştura koştura geldiğimden sınıfın kapısında  nefes nefese kalmıştım. Çok heyecanlıydım. Bu yaştan sonra bağlama çalmaya heves etmiştim ya,  biraz da utanıyordum ne yalan söyleyeyim.  Ayrıca o anda gözümüm önünden hep bağlama çalan erkekler geçiyordu. Aşık Veysel, Neşet Ertaş, Özay Gönlüm... Bağlama ile kadını bir türlü  özdeşleştirememiştim.  Bağlama erkek sazıydı sanki.. Bir kadının elinde bağlama nasıl dururdu ki? Kapıda  böyle karışık düşüncelerle bir süre kalakaldığımı hatırlıyorum. Geri dönsem mi? İçeri girsem mi? Ne yapsam? Sonra bir cesaret açtım kapıyı... Girdim içeri... Heyy! Bağlama dersinin hocası bir kadın değil miydi? Aaa! Sonradan adını öğrendiğim Mehtap Hoca elindeki bağlamayı akort yapıyordu. Allahım... Bir kadın bağlama öğretiyordu.  Ne güzel! Ellerimi amen yapar gibi göğsümün önünde birleştirdim. Sessizce “özür dilerim.” dedim. “Dert etme” der gibi başını salladı. Yerime geçtim. Oturdum. Allahım Mehtap Hoca nasıl güzel bir türküyü çalıp söylüyordu! Dinledikçe tüylerim diken diken olmuştu. Hem bağlamanın sesi hem de türkünün nağmesi nasıl çarptı silkeledi beni anlatamam...  "Lambada titreyen alev üşüyor... Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban..." Vay canına sayın seyirciler!.. Nasıl damardan bir türküydü bu böyle. Dinledikçe resmen içimi acıtıyordu. Aynı şeker kırığı gibi... "Tabiblerde ilaç yoktur yarama... Aşk deyince ötesini arama... Her nesnenin bir bitimi var ama... Aşka hudut çizilmiyor Mihriban..." "Allahım, zamanı geldiyse şimdi ölsem... Ölsem gam yemem, inan ki yemem" diye aklımdan geçirmiştim...

 
Bağlamanın sesi  şeker kırığının dile batması gibi yüreğime batıyordu. Off! Nasıl acıtıyordu... Ama türküyü dinledikçe... dinledikçe... Şeker eriyor... eriyor... Türkünün bitimiyle acı usulca sona eriyordu. Bağlamanın sesi ve türkü bana aynen böyle bir his geçiriyordu. Daha önce hayatımda hiç duymadığım yeni bir histi bu. Eğildim elimdeki bağlamamın kulağına… Dedim ki usulca “İyi ki vazgeçip dönmemişiz gerisin geriye Gönül! İyi ki! Türkülerin meziline girelim bir hele… Bakalım ne hisler öğreneceğiz türkülerle!” Şimdi Mehtap Hoca ile kursumuz başladı gene. Bu kez en baştan başlıyorum. Geçen sene heybeme koyduğum türkülerim var. Bu yıl hem onları geliştireceğim hem yeni türküler öğreneceğim. Sonra gelip Hayal Kahvem'e olan biteni döktüreceğim... Bağlamanın sesi var ya... Off! Nasıl bir şey bu Allahım! İnsanın yüreği titrer mi? Ben şahidim. Titriyor inan ki!

7 yorum:

  1. artık geri dönüş yok :)o, sen gitmek istemesende ayakların gidecek ,hayatının en güzel anları olacak biliyorum ,bende udumda ilk onları hissettim ,hala kursumu özlüyorum ,ah ne güzel ne keyifli zamanlar onlar kendinle başbaşa kalıyorsun sazınla kalınca ,çok güzel bir karar iyiki geri dönmemişsiniz ,

    YanıtlaSil
  2. İyi insanların karşısına hep iyiler çıkarmış.Şimdi diyeceksiniz ki size de ne oluyor ama bana ne söylüycem işte... Sizi de hocanız Mehtap Hanımı'da, bağlamanız Gönül' ü de, Mihriban türküsünü' de çok sevdim.
    Ayrılıktan zor belleme ölümü
    Görmeyince sezilmiyor Mihriban
    Sevdiğim Mihriban

    YanıtlaSil
  3. Hey HK, biliyor musunuz benim en sevdiğim türküdür Mihriban... Özellikle Musa Eroğlu yorumu. Hadi siz de dinleyin :))
    http://www.dailymotion.com/video/xbdsan_musa-erolu-mihriban_music

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  4. belki gönül'le gönül dağı'nı çalarsınız.lise yıllarında gitmiştim bağlama kursuna,ama teller parmaklarımı acıtıyor diye vazgeçmiştim.kimbilir belki beni yüreklerndiren bir öğretmenim olmadığı için de vazgeçmiş olabilirim.öğretmen çok önemli.

    YanıtlaSil
  5. Sevgili HK,
    bende sizin gibi yeniden bağlama kursuna başlıyorum. 2 yıl aradan sonra, nerdeyse herşeyi unutmuş olarak hemde. geçen gün tamburayı aldım elime, hiç, hiç bir şey kalmamış aklımda. Akordunu yapayım derken, nerdeyse tellerini kopartıyordum... Meğer alt teldeki sesi, en üst tele akort etmeye çalışıyormuşum :) İnsan bu kadar mı unutur, değil mi?

    Fekat sizin bağlama ile, bendeki bağlama biraz farklı sanırsam. Bizde fazladan 4 tane daha perde var galiba... Sizin bağlamada onları nereye sıkıştırmışlar acaba :)

    Selamlar :))

    YanıtlaSil
  6. Daha ötesi var mı bu satırlarınızın üzerine...

    Bağlama ve bağlanmak. Arasındaki GÖNÜL bağı. İşte hepsi bu.

    Ne mutlu size.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  7. bende tam bir bağlama hastasıyım, içimde öyle bir öğrenme isteği varki tarifi mümkün değil, ama kendime söz verdim şu ahir ömrümde bağlma çalmayı öğrenmeden ölmiycem.
    ama önce bir iş sahibi olup,askerliğimi yapmam lazım.
    ondan sonra vur gardaş sazın teline ...

    YanıtlaSil