Geçtiğimiz hafta bir müşterimin inşaatının sigortasının risk araştırması için Sarıyer'deki şantiyesine gitmiştim. İşim münasip bir saatte neticelenince, Çin devleti tarafından sürekli baskı altında tutulan, Çin'in önemli muhalif sanatçılardan biri olan Ai WeiWei'in Sabancı Müzesi'deki sergisine gittim. Sergi Nisan'ın 15'ine kadar devam ediyormuş. Emirgan'a yolu düşenlerin Sabancı müzesindeki bu sergiyi kaçırmamasını tavsiye ederim.
Müzenin mağazasına uğradığımda, kitaplara göz gezdirdim. Son haftalarda Osmanlı'daki kadın hareketleri hakkında okumalar yapınca, Kapalı Bahçe Kadın ve Harem adlı kitap ilgimi çekti. Durduğu raftan elime aldım. Yazarı Marc Helys... Hiç yabancı gelmedi. Hey! Bu kitap Dr. Senem Timuroğlu'nun sözünü ettiği, aslında kadın olan, Fransız gazeteci Maria Lera'nın, erkek adı kullanarak yazdığı kitap değil miydi? Hani İstanbul'a gelen, Pier Loti sayesinde hariciye başkatibi Nuri Bey'in evinde kalan gazeteci kadın... Hani Nuri bey'in Fransızca konuşan dört kızı varmış. Bu kızlardan biri Hatice Zinnur haremden kaçarak Osmanlı kadınının özgürlük mücadelesini Avrupa'ya anlatmaya çalışmış. İşte o yazısını okuduğumda öğrenmiştim. Lakin iki gün önce varlığını öğrendiğim yazarın kitabına müzede rastlayacağımı hiç düşünmemiştim.
Kapalı Bahçe'yi hemen satın aldım. Bir zamanlar İstanbul... Bir Fransız kadın yazar gözünden nasılmış? Okuyup öğrenmeye niyetliyim.
Ne hoş denk gelme değil mi? Felek bu sürprizleri özellikle önüme çıkarıyor sanki. Teşekkür ederim.
Hoş bir tesadüf olmuş. Güle güle okuyun.
YanıtlaSilHayat tesadüflerle güzel Berlin Berlin:)
SilHer ülkeden, her statüden kadını anlatan kitapları ben de seviyorum. Hatta kütüphanemde bir bölüm sadece bunun için var.
YanıtlaSilHer kadından ne çok roman, hikaye, anı çıkar.. Sizinkilerle tanışmak güzeldi. Teşekkürler.
Ben teşekkür ederim Tülin. Kütüphanendeki kitapları tanıtsan keşke...
SilHayat sürprizlerle dolu çünkü
YanıtlaSilŞahane oluyor sürprizler Elif
Sil