28 Aralık 2025 Pazar
25 Aralık 2025 Perşembe
Kendimi Eykediğim Zamanlar...
22 Aralık 2025 Pazartesi
Bir Yıl Daha Bitiyor...
21 Aralık 2025 Pazar
Nar ile Çörekotuna Gazel...
Öyle Feng Shui’ye göre mor mum yakarsan zenginlik gelir diyenlerden hiç olmadım. Ama şimdi düşünüyorum da… Annemin serptiği çörek otları, serpildikleri yerde kalsalardı keşke.
Peki çörek otları neden aklıma düştü? Bilge Karasu’nun Narla İncile Gazel’ini okuyordum. Yazar, annesinin narla evin bereketini artırma törenini şöyle anlatıyordu:
Şimdi anneme ve annemle aynı yıl öte dünyaya giden Bilge Karasu’ya birer rahmet göndereceğim önce. Sonra evimin en mütena köşelerine çörek otu serpeceğim.
Bugün 21 Aralık. Yılın en uzun gecesi.
Gece yarısı olmadan, bir narı bütün gücümle yere atacağım; iyice parçalansın, dağılsın diye. İkisini de yapacağım—anneleri sevindirmek niyetiyle. Kaç kere tecrübe ettim biliyor musunuz?
Bereket geliyor eve, anneler sevinince.
20 Aralık 2025 Cumartesi
Merak Sen Ne Şahane Bir Şeysin:)
Geçmişi 15. yüzyıla kadar dayandığı söylenen, tasarımcısı bilinmeyen, İran'dan geldiği için Acem çay tabağı diye isimlendirilen, kadınların kınalı parmaklarını hatırlatan kenarlarındaki yedi çiçeğe rumi, Türk süsleme sanatında çok bilinen ortasındaki çiçeğe beş anlamına gelen penç denilen, optik biliminin rotasında kırmızı renklerin çayın daha kırmızı görünmesini sağladığı düşünülen, arkasında kontrast oluşturması için beyaz renk kullanılan, bu çay tabakları sadece kahvehanelerde kullanılıyor sanıyorsanız yanılıyorsunz.
Hastasıyım. Çayla demlenmeyi çok severim. İnce belli çay bardağımı illa bu tabakta görmek isterim.
17 Aralık 2025 Çarşamba
Abartma Sanatı Eylediğim Zamanlar...
13 Aralık 2025 Cumartesi
Kuşlarla Koşan Kadınlar...
"_ Büyükanne acıyı nasıl dindirirsin?
-Ellerinle canım. Eğer bunu ellerinle değil zihninle yapmaya kalkarsan, acını azlatacağına kuvvetlendrirsin.
- Ellerimle mi büyükanne?
- Evet evet... Ellerimiz, ruhlarımızın antenleridir. Eğer onları dikmek, boyamak, pişirmek, yeryüzüne dokunmak ya da toprağa daldırmak için kullanırsan onlar senin en derin yerlerine sinyaller taşır ve ruhun yatışır. Böylece ruhun artık kendisini görmen için sana acı yollamayı bırakır.
- Eller gerçekten bu kadar önemli mi?
- Evet yavrum. Bebekleri düşün. Onlar dünyayı dokunuşlarıyla tanırlar. Ya da yaş almış kişilerin elleri. Onların elleri yaşamları hakkında vücutlarının herhangi bir kısmından daha çok şey anlatır. Elle yapılan her şey kalple yapılır. Çünkü eller ve kalp birbirleriyle bağlantılıdır.... Aşıklar elleriyle birbirlerine dokunduklarında sevgilerini karşındakilerine en yüce biçimde aktarırlar.
- Büyükanne ellerim bu şekilde kullanmayalı o kadar çok zaman oldu ki.
- Onları hareket ettir kızım. Onları hareket ettirip bir şeyler yaratmaya başladığında içindeki her şey onlarla birlikte hareket edecek. Acı geçmeyecek. Ama en iyi eserine dönüşecek. Ve artık sızlamayacak. Çünkü yaptığın işle aslında özünü işlemiş olacaksın. Üretmek ruhu ve zihni besler. "
NOT- Yazı alıntıdır. Kim yazmış bilmiyorum. Acaba Kurtlarla Koşan Kadınlar'da mı geçiyotdu? Şu anda üşendim, araştırmadım:) Fakat yukarıdaki mozaik sehpayı ellerini kullanarak kim yaptı biliyorum😅
5 Aralık 2025 Cuma
Ve Çizgi Roman Ve Ön Yargı Ve İletişim

- Marx mı? Aaa! Bilmez miyim Karl Marx'ı?
Nedense hınzırca gülümsediğini hissettim.
- Öyle mi? Yoksa çizgi roman kahramanı mı? dedi.
Ben ise, sol kaşımı kaldırarak, yüzüme bilgiç bir ifade kondurdum. Manifesto'nun temel düşüncelerinden giriş yapacağımı düşünüyordum ki... Olamaz!... Bodoslama şu soruyu soruverdim:
Vaziyetime şaşırdı mı ne?
