merak sen ne şahane bir şeysin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
merak sen ne şahane bir şeysin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2025 Cumartesi

Merak Sen Ne Şahane Bir Şeysin:)

 

Geçmişi 15. yüzyıla kadar dayandığı söylenen, tasarımcısı bilinmeyen, İran'dan geldiği için Acem çay tabağı diye isimlendirilen, kadınların kınalı parmaklarını hatırlatan kenarlarındaki yedi çiçeğe rumi, Türk süsleme sanatında çok bilinen ortasındaki çiçeğe beş anlamına gelen  penç denilen, optik biliminin rotasında kırmızı renklerin  çayın daha kırmızı görünmesini sağladığı düşünülen, arkasında kontrast oluşturması için beyaz renk kullanılan,  bu çay tabakları sadece kahvehanelerde kullanılıyor sanıyorsanız yanılıyorsunz.

Hastasıyım. Çayla demlenmeyi çok severim. İnce belli çay bardağımı illa bu tabakta görmek isterim.

 


30 Ekim 2025 Perşembe

Merak Sen Ne Şahane Bir Şeysin...


Bazı şehirler gezilmez, ziyaret edilir derler ya, bence abim ve kardeşimle birlikte Urfa'yi ziyaret edecegiz. 

Urfa'nın tarihi taşları kadar, efsaneleri ve lezzetleri de çok ilgimi çekiyor. Tüm merakımla Urfa'yı inceliyorum.

Urfa deyince akla ilk gelen lezzetlerden biri hiç şüphesiz çiğ köfte. Okudukça öğreniyorum ki, meğer çiğ köfte  sadece bir yemek değilmiş, aynı zamanda binlerce yıllık bir efsanenin mirasıymış. 

Rivayete göre, M.Ö. yaklaşık 2000–1900 yıllarında Hz. İbrahim, Nemrut’un putlara tapma emrine karşı çıkmış. Bunun üzerine Nemrut, Hz. İbrahim’i yakmak için dev bir ateş hazırlatmış. Halkın tüm odunları toplanmış. Evlerde ateş yakmak yasaklanmış.

Büyük bir  mucize gerçekleşmiş. Ateş suya, odunlar balıklara dönüşmüş. İbrahim peygamber  kurtulmuş. Balıklıgöl ortaya çıkmış. 

İnsanlar, evde ateş yakıp yemek pişirmek yasaklanınca, eti yoğurup baharatlarla karıştırmış ve çiğköfteyi bulmuşlar.

Yani Urfa’da bir lokma çiğköfte yemek,  binlerce yıllık bir efsaneyi ve tarihin içinde dolaşan bir mucizeyi de hatırlamak demek.


Kaynak:

https://www.urfanatik.com/sanliurfa-cig-koftesinin-hikayesini-daha-once-dudunuz-mu

https://www.youtube.com/watch?v=zFJAhavTQYg

https://onedio.com/haber/hz-ibrahim-e-kadar-dayanan-oyku-4000-yildir-sofralarimizda-olan-cig-koftenin-bulunus-hikayesi-1067114

Fotoğraf -google'dan.

22 Ekim 2025 Çarşamba

Merak Sen Ne Şahane Bir Şeysin...


Arnavut kaldırımlı, patika bir sokağa yolum düşse... 

Birden duruversem. Taş fırından yükselen mis gibi koku burnuma değse.

Pizzalar  tezgahta dizim dizim olsa... İçeri girip beyaz örtülü küçük kare masanın tahta sandalyesine oturuverem... Vee...  Margarita pizzayı seçsem.

Pizza ünüme gelse... Domates, mozzarella, fesleğen… Kırmızı, beyaz, yeşil… Aaa! İtalya bayrağının renkleri di mi?  Gene merak ettim  iyi mi:)

Meğer  Kraliçe Margherita için hazırlanmış bir pizza öyküsü varmış. 

Aslında bu pizza, kraliçeden çok önce Napoli’nin yoksul mutfaklarında doğmuş. 1889’da Kraliçe Margherita  Napoli’ye uğradığında, ünlü pizzacı Raffaele ve Maria  Esposito çiftine; “Bize bir pizza yapın” demiş. Espositolar da domates, mozzarella ve fesleğeni bir araya getirerek ortaya tam bir görsel ve lezzet şöleni çıkarmış. Üstelik bu üç malzeme İtalyan bayrağını anımsatınca Kraliçe Margarita bu pizzaya bayılmış. 

Kraliçe pizzayı öyle bir beğenmiş ki, Espositolar'a bir takdir mektubu göndermiş. Ve işte o andan sonra, halkın sevdiği üç renkli pizza, kraliçenin adıyla ölümsüzleşmiş: "Pizza Margherita."

 Bugün bu pizza sadece bir yemek değil, yoksul mutfaklardan kraliyet sofralarına uzanan, basit ama bayrak renklerinde efsanevi bir lezzetin simgesi olmuş. 

Not- fotoğraflar google'dan...