22 Mart 2026 Pazar

Öykücügillerden misiniz?

Öyküleri çok seviyorum.

Nedenini tam bilmiyorum, Sanıyorum kısa olan, eksik bırakılan, biraz da bana bırakılan şeyler daha çok ilgimi çekiyor.

Bazı öyküler vardır, biter, “Bu kadar mı?” dersin. Ama sonra bir yerde aklına düşer. İçinde bir şey yer değiştirir. Anlarsın ki öykünün anlattığından çok, hissettirdiği kalmıştır.

Raymond Carver da tam böyle yazıyor. Neden Dans Etmiyorsunuz? bu sessizliğin en saf hali.

Öyküde bir adam, evindeki tüm eşyaları dışarı çıkarıp bahçeye, tıpkı evin içindeymiş gibi yerleştirmiştir. Yatak, komodin, mutfak masası… Her şey yerli yerindedir ama artık dışarıdadır. Anlamı nedir?  Bu bir ayrılık mıdır? Yoksa vazgeçiş midir? Bilmiyoruz. Carver, bu isimsiz adamın ne yaşadığını, hangi kırılmayla bu noktaya geldiğini bize söylemiyor.

O sırada oradan geçen genç bir çift, bu tuhaf manzaranın içine dahil olur. Onlar için bu durum daha çok belki  ucuz eşya fırsatıdır. Hayatlarının başındadırlar, belki kuracakları evin heyecanı içindedirler. Adam ise eşyalarından, belki onların hatırlattığı her şeyden uzaklaşmak istemektedir. Belki paraya ihtiyacı vardır…  Hiçbir şey net değildir. Her şey havada asılıdır. O iki gencin ilişkisi ne kadar gerçektir? Adamın sessizliği ne kadar derindir? Hepsi birer soru işaretidir.

Biraz içki içilir, sonra müzik başlar. Adam, genç kızla bahçenin ortasında dans eder. Bu sahne tuhaftır. Ne tam bir yakınlık vardır ne de tam bir mesafe. Sanki herkes, ait olmadığı bir anın içinde kısa bir süreliğine birbirine tutunur. Dışarıdan bakınca neredeyse hiçbir şey olmuyordur. Aslında tam da bu hiçbir şey olmama hâli, öykünün kendisidir.

Öykünün sonunda genç kız, bu anı başkalarına anlatmaya çalışır. Bir türlü doğru kelimeleri bulamaz. “Anlatmaya çalıştı. Bir süre sonra vazgeçti,” der Raymond Carver. Belki de bazı deneyimler dile gelmeye direnir. Kelimelere döküldüğü an büyü bozulur. O ağır his sıradanlaşır.

Raymond Carver'ın öykülerini  okurken geriye bir olay örgüsü değil, adını koyamadığım ama çok tanıdık gelen o eksiklik hissi kalıyor.  

Tıpkı hayat gibi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder