akademisyen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akademisyen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Aralık 2022 Cumartesi
27 Eylül 2019 Cuma
Akademisyenlerin Takibindeyim- Dr. Senem Timuroğlu
Öğretim görevlisi Dr. Senem Timuroğlu, Mimar Sinan Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdikten sonra, Bilken'te Doğu Dilleri ve Kültürleri'nde yüksek lisansını, Sorbonne'da ise doktorasını tamamlamış.
Feminist Aktivizm ve Edebiyat dersine katıldığımda hayran kaldığım Senem Timuroğlu'nun takibindeyim. Edebiyat metinlerinin hangi sistemlerden geçtiğini, o süreçte nasıl cinsiyet ayıklaması yapıldığını, Antik Yunan'dan günümüze kadının kamusal alandan nasıl uzaklaştırıldığını, kadının nasıl imge olarak kurulduğunu, nasıl üremeye indirgendirildiğini, erkeklerin yazdığı edebi metinlerden erkeklerin kurduğu kadınlık ve erkeklik temsiliyetini öğrenip nasıl içselleştirdiğimizi harikulade anlatır. Kadın okur çok fazla... Erkekler erkek diliyle edebi eserleri yazıyorlar. Erkeklerin tahayyülleri bizim tahayyüllerimiz oluyor. Kadın kendi bedenini, kendi arzularını, kendi aşkını, kendini yazmaya başladığında hem kendini keşfediyor hem de yeni bir dünya kurgulamaya başlıyor, diyor. O nedenle kadın edebiyatı ile kadın yazarların çok önemli olduğunu vurguluyor. Mutlaka anlattıkları dinlenmelidir.
"Erkek egemen dile hizmet eden kalemlerle neden vakit kaybedelim ki:)
"Erkek egemen dile hizmet eden kalemlerle neden vakit kaybedelim ki:)
"Kız kardeşlik ruhunun ütopya ya da teori olarak kalmaması, acilen pratiğe dökülmesi gerekiyor." diye bir cümlesi vardır ki oya gibi zihnime işlenmiştir.
Dr. Senem Timuroğlu'nun, daha çok bilinmesini, videolarının izlenmesini çok isterim. Keşke kitabı olsa... Nasıl denir? Hayal et, olur elbet:) Du bakalım. Sabırsızlıkla beklemekteyim.:)
24 Temmuz 2019 Çarşamba
Akademisyenlerin Takibindeyim- Doç. Dr. Emrah Safa Gürkan
Son zamanlarda, Doç. Dr. Emrah Safa Gürkan'ın youtube'daki Olmaz Öyle Saçma Tarih adlı videolarını keyifle takip ediyorum. Dayanamadım. İki kitabını aldım. Bakar mısınız?Osmanlı'da casuslar ve korsanlar... Hiç aklınıza gelir miydi? Çok cezbedici, tarihe ilgi kışkırtıcı harika konular, değil mi? Ne yalan söyleyeyim, ben bayıldım... Bayıldım. Ah! Vakit bulsam... Kitapları hakkında iki satır bir şeyler karalasam keşke... Keşke!
NOT- Podcasti atlamayayım:)
Etiketler:
41. istanbul maratonu,
akademisyen,
gılgamış,
ismail gezgin,
kitap,
olmaz öyle saçma tarih,
sanatın mitolojisi,
sultanın casusları,
sultanın korsanları
24 Eylül 2011 Cumartesi
Mutluluk Nedir?
Kitapçılara gittiğimde karşıdan önyargılı baktığım kitap ve dergiler olduğunu farkediyorum. Bilip ellemekten çekindiklerim... Mesafeli durduklarım. Sadece insanlara değil nesnelere karşı önyargılı olmak da çok fena... Bak şimdi... Az önce gene aynı ürkek ruh halindeydim. Kompleks dedikleri bu işte. Bu, olabilir. İçgüdüsel kompleks dedikleri bu olmalı diye düşündüm. Oturduğum yerde yanaklarımı avuçlamış, dirseklerimi masaya dayamıştım. Masamın üzerinde iki dergi duruyordu. Onlara korkarak bakıyordum. "Ben gene ne yaptım?" dedim kendi kendime. Tamam. Okumayı severim ama felsefe yapmak benim neyime? Bu taşralı ruhum bu kadar sıkleti çekmez ki... Bugün İstanbul'a gittiğimde kitapçıya uğramıştım gene. Marş marş ayaklarım beni dergiler bölümüne götürmüştü. Aradığım iki dergi vardı. Biri Birikim. Diğeri Hayâl. Niye? Duymuştum. Birikim Dergisi'nde Levent Cantek ve Levent Gönenç'in "Türkiye'de islami mizahın yükselişi" adlı bir makaleleri vardı. Okumalıydım. Hayâl Dergisi'nde ise Şenol Bezci'nin karikatürleri olmalıydı... Nasıl kaçırırdım? Her üçünü adım adım izliyordum bir kere. Memleketimin üç akademisyeni... Sadece akademik kariyer yapmıyorlardı ki. Hem mesleklerinde kariyer yapıyorlar hem popüler kültüre hizmet ediyorlardı. Sonra ben her üçünün yazılarını ve çizimlerini izlemeyi seviyorum.
Levent Cantek'in Şehre Göçen Eşek adlı kitabı son günlerde epeyce meşgul etmişti beni. Yerli çizgi romanlarda kadın vaziyetleri hakkındaki yazısıyla başlamıştım kitabını okumaya. Şimdilerde ise merhum Adnan Menderes'in hayatıyla ilgili bilgiler edinmek gayretindeyim. Levent Cantek'in kitabında Menderes dönemi karikatürleriyle ilgili okunacak hoş yazılar var. Ziyadesiyle faydalanıyorum. Diğer kitaplarını piyasada bulamadım ne yazık ki. İlla bulup okumak niyetindeyim. Ayrıca bloğunun sıkı bir takipçisiyim.
Doçent Doktor Levent Gönenç'in Zamanın Çizgili Tarihi adlı kitabını maalesef henüz edinemedim. Fakat bloğu ve kişisel web sitesi benim için tam bir okul niteliğinde. Bir hukuk adamı Levent Gönenç. Ne yalan söyleyeyim, bir hukukçunun mizahla, edebiyatla ilgilenmesi memleketimin geleceğine umutla bakmamı sağlıyor. Kafamdaki kara bulutları dağıtıyor. Gülümsetiyor. Çok önemsiyorum Levent Gönenç'in düşüncelerini ve yazıp çizdiklerini. İlgiyle takip ediyorum.
Üniversitede öğretim görevlisi Şenol Bezci, akademisyenliği dışında önemli bir karikatürcü. Kişisel web sitesinden alıntıladığım karikatürleriyle o kadar çok yazı yazdım ki Hayal Kahvem'e... Şenol Bezci sözün bittiği yerin karikatürlerini yapıyor. Ve birer tablo tadındaki karikatürlerinin bazıları seyircilerinin sahiden canını yakıyor. Yakında karikatürlerini toparladığı bir kitap çıkaracağını ümit ediyorum.
Hayâl Dergisi'ni ilk kez okuyacağım. Üç ayda bir yayınlanan, kültür, sanat, edebiyat dergisiymiş. Şiirde felsefeye dalmak korkutuyor beni. Bünyeme ağır gelecek zannediyorum. Ama her başlığın yanında, üniversitede öğretim görevlisi olmasına rağmen karikatüristlik de yapan Şenol Bezci'nin çizimlerini görüyorum ya... Gülümsüyorum. Korkum dağılıyor. Yazıları okumaya başlıyorum. Birikim Dergisi ise, adı üzerinde dağarcıklarına külliyatlar biriktirenler için olmalı diye düşünüyorum. Zorlarsa beni diye endişeleniyorum. Sonra Levent Cantek'in ve Levent Gönenç'in ciddi birer akademisyen olmalarına rağmen, gülümseten yazıları aklıma geliyor. Endişem neşeye dönüşüyor. Önce hemen dergideki onların yazılarını okumakla başlıyorum. Hey! Okudukça anlayabiliyorum. Ve hissediyorum... Zenginleşiyorum ben. Seviniyorum.
Bazan mutluluk nedir diye sorarlar ya... Mutluluk nedir biliyor musun? Mutluluk, tanımasam da beni zenginleştiren ve geleceğe umutla bakmamı sağlayan insanlarla aynı memlekette yaşadığımı bilmektir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















