kırat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kırat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2018 Pazar

Tüfek İcad Edildi Mertlik Bozuldu.


Yıllardır Köroğlu Destanı'nı okumak istiyorum. Hatta farklı yazarların derlemelerini edindim. Lakin okuyamadım. Az önce kitapları düzenlerken elime geldiler. Aniden elinde sazıyla Köroğlu renksiz bir at üstünde önümde belirmesin mi? Köroğlu, atımın rengini söyle, dedi. Kııır, dedim. Kır at ya... Kırat ne renk olur peki,dedi. Cevap veremedim. Kızıl mıydı acaba? Emin değildim. Kırlaşmış kelimesinden yola çıksam... Siyah beyaz at mıydı ki? Karar veremedim.  At, önümde  iki ayaklarını havaya kaldırdı. Nasıl denirdi?  Hah tamam buldum, şahlandı. Köroğlu, önce atımın rengini öğren, sonra gel, dedi. Şaşırdım kaldım. O nedenle, ilk iş at renklerini, cinslerini, yürüyüş şekillerini öğrenmeye karar verdim. 21. yüzyıldayız, ışınlanmaya ramak kaldı, 16. yüzyılın halk kahramanı Köroğlu ve Kıratı'yla alıp veremediğin ne, diyebilirsiniz. Ne bileyim? Biz kitapları seçmeyiz ki, kitaplar bizi seçer. Demin Köroğlu durduk yerde elime geldi.

Az önce araştırdım. Rengi bembeyazsa beyaz at, kahverengiyse doru at, simsiyah olana yağız at, vücudunu örten kılları beyaz, yelesinde, bacak uçlarında, kuyruğunda siyah veya kahverengi tüyler bulunan atlara kır at denirmiş. Acaba  Köroğlu Destanı'nı elime alsam, artık kendini okutur mu ki?

“Hey kardeşler, hey dostlar, yolda belde, tavlada  tarlada, kırda ovada durup  da bizi dinleyenler, okuyanlar, dünyanın kaç bucak olduğunu soranlar, bilenler, hey yedi iklim dört bucağı gezenler, size bir destanımız var. İnsanoğlu şu dünyada neyi arar, arasa arasa dostluğu, kardeşliği arar, sözü çok uzatmak neye yarar… Biz başlayalım  Köroğlu’nun hikayelerini anlatmaya birer birer. Gidelim eski, uzak yıllara, Köroğlu’nun  başından geçenleri söyleyelim. Söyleyelim de   dinleyenlerimizin, okuyanlarımızın  damakları tatlı, gönülleri hoş olsun, mert yakaları namert eline geçmesin. Bir de burada bizden önce gelmiş geçmiş bir hoş sada olmuş, Köroğlu hikayeleri anlatan  ustalarımıza canı gönülden  bir selam uçuralım. Ruhları şadımanlık etsin” (yaşar kemal - üç anadolu efsanesi)