Gezgin kadın bu iyiliği karşılıksız bırakmak istemez. Hanın duvarına küçük renkli taşlarla güzel bir turna mozaiği yapar ve hancıya şöyle der:
“Ne zaman insanlar el çırpıp şarkı söylerse, bu turna duvardan çıkıp dans edecek.”
Gerçekten de öyle olur. İnsanlar el çırpıp şarkı söylediğinde turna duvardan çıkar, kanatlarını açar ve zarifçe dans eder. Bu mucizeyi duyanlar hana akın eder. Hancı zamanla büyük bir servete kavuşur.
Yıllar sonra gezgin kadın yeniden hana gelir. Flütünü çalar. Turna son kez duvardan çıkar, kadını sırtına alır ve gökyüzüne doğru uçup gözden kaybolur.
Geriye, duvarda dans eden turnanın mozaiği kalır.
Belki de bazı mozaikler yalnızca bakılmak için değil, bir gün hikayesini anlatmak için yapılır.
Niye yazdım bu masalı biliyor musunuz?
Öncelikle, Çin, Japon vs. pek versiyonu olan bu masalı çok seviyorum.
Sonra mozaik dersleri Ekim ayında başlayacak. Böyle bir turna yapsam mı diye hayal ediyorum...
Belki müzik eşliğinde dans eden bir turna oluverir, etrafında oturanların dünyasını şenliğe çevirebilir.
Şair ne diyor: "Hiçbir neden yokken, ya da biz bilmezken... Aynı düşü görmüşüzdür... Olmaz mı olabilir..."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder