21 Ağustos 2026 Cuma

İzmit'te "Seramik Pano Dedektifliği" Günlerim:) - 4

 



Geçen yıl İzmit’te seramik panoların peşine düşmek, hiç planlamadığım halde kendimi kaptırdığım en tatlı meraklarımdan biri olmuştu. Oldum bittim devran olmaya, seyran olmaya, hayran olmaya meyyal bünyeme şifa gibi gelmişti. Ne şahane heyecanlar yaşamıştım. Ne çok yürümüş, ne çok insanla tanışmış, ne çok hikâyenin peşine düşmüş, ne çok şaşırmıştım.

Bir seferinde sıradan bir ara sokakta dolaşırken kafamı kaldırmıştım ki, o ne! Ani bir görsel patlama hissetmiştim: Booom! Binanın altı katına yerleştirilmiş  koca koca çiçekler! Öylece bakakalmıştım.

Seramik çamuruyla az çok ilgilenen herkes, bu panolara bakarken arkasındaki o emeği hemen fark eder. Önce çamura dokunmak, yoğurmak, yapraklara o kıvrımı, bükeyliği vermek, orta tomurcukların pütürlü dokusunu sabırla tek tek işlemek… Ve ardından o devasa, ağır parçaları fırında çatlatmadan çıkarabilmek... 

Üstelik o kütleli seramik panoları metrelerce yüksekte binanın cephesine yıllarca düşmeyecek şekilde monte edebilmek ve o canlı sır renklerinin zamanın, güneşin, yağmurun yıpratıcılığına meydan okuyup ilk günkü gibi kalmasını sağlamak müthiş bir işçilik gerektiriyor.

Barselona'nın, Lizbon'un sokaklarında karşımıza çıkan o  sürprizli seramik cepheleri görüp hayran kalıyoruz ya... Neden bizim sokaklarımızda  böyle cesur denemeler olmasın ki?

Burası da kendi içinde Pop-Art ile kitsch sınırında gezinen, ezber bozan harika bir kent deneyimine dönüşmüş işte. Seramik sanatçısı Semra Uğur, İzmit'in bir ara sokağındaki apartmanın altı katı için hayalindeki o koca çiçekleri çamura üflemiş, bina sahibi de hiç tereddüt etmeden bu fikri kucaklayıp cephesini sanatçının kullanımına vermiş.

Bence İzmit'teki bu bina, o küresel sokak sanatları geleneğiyle tatlı bir akrabalık kuran, şehre neşe ve cesaret katan ender örneklerden biri. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder