19 Ağustos 2026 Çarşamba

İzmit'te "Seramik Pano Dedektifliği" Günlerim :)-1


İstanbul’da binaların dış cephelerindeki o gizemli, renkli seramik panoları hep çok sevmişimdir. Önlerinden her geçişimde başım yukarı kalkar, adımlarım yavaşlar. Sizde de olur mu? Bir şeyi merak etmeye göreyim, zihnim bir kez o çarkı döndürmeye başladığında artık durduramam... İki yıl önce Seramik ve Cam Tasarımı bölümüne adım attığım o ilk günlerde, ben de kafayı bu soruya taktım: “Acaba İzmit’teki binalarda da böyle seramik tasarımlar var mıdır?”

Aslında yalan yok, daha önce İzmit’in sokaklarında yürürken binaların cephelerine hiç bu gözle bakmamıştım. Bilirsiniz, insan öğrenmeye, dokunmaya, araştırmaya, merak etmeye başladığı an, yaşadığı kentin yüzü de değişiyor.

Geçen yılım adeta bir dedektif gibi geçti diyebilirim. Sokak sokak dolaştım, binaların cephelerini taradım. Emlakçılara girdim, sordum. Esnafa danıştım, bilen var mı diye etrafa bakındım. Kimsenin bir fikri yoktu. Herkes, önünden bin kez geçip gittiği bir duvarı ilk kez duyuyormuş gibi şaşkınlıkla yüzüme bakıyordu.

Sonra bir gün... Her şeyin sıradan akıp gittiği o anlardan birinde, arabamı park ettiğim binanın cephesine  gözüm takıldı. Takılmasıyla kalbim küt küt atmaya başladı.

Bir dövizci tabelası ile gürültüyle çalışan klima motorlarının arasında, adeta sıkışıp kalmış, mahzun ama muazzam bir seramik pano duruyordu orada!  


Hemen telefonuma sarılıp fotoğrafını çektim. İşte, uzun zamandır aradığım örneklerden birini bulmuştum. Koskoca İzmit’te bir kişi bile binasına böyle bir çalışma yaptırmamış olabilir miydi? Vardı işte.  Çok sevinmiştim. Ama bu kez başka bir soru takıldı aklıma. İçimdeki o dayanılmaz merak susmuyordu:

Kim yapmıştı acaba?

Burası yılların iş hanıydı. Şansıma, binanın yönetimi hemen içerideki ofisteydi. Hiç vakit kaybetmeden daldım içeri, panoyu sordum. Bilmiyorlardı. O kadar iştahla merak ediyordum ki, kırmadılar, binanın yapımıyla ilgili  eski dosyaları çıkardılar. Sayfaları birlikte karıştırırken sonunda o an geldi ve aradığım isim karşıma çıktı. 1994 yılında inşaa edilen Soydan İş Hanı'nın giriş kapısı üzerindeki bu seramik panonun sanatçısı: Semra Uğur'du.

Nasıl sevindim, nasıl yüreğim pır pır etti anlatamam. “Bunca heyecanlanacak ne vardı diyeceksiniz belki de:)

Çünkü İzmit'te bir seramik pano bulmuştum. Üstelik bu panoyu yapan sanatçı bir kadındı. Yalanım yok, çok sevinmiştim.

Başkası için binanın cephesinde, tabelaların ve klimaların arasında sıkışıp kalmış, gizli ve  eski bir duvar süsü olabilir. Ama benim için İzmit’in geçmişinden bugüne süzülüp gelmiş, sessiz, sevimli bir  sanat iziydi.

Ve artık o izin bir adı vardı: Semra Uğur.

Sonra, seramik pano dedektifliğime devam etmeye karar verdim:) 

Devamını yazacağım😎


4 yorum:

  1. Harika,çok değerli bir sanatçı,bu değerlilwrin kıymetini bilmek lazım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle bilmek lazım. Merak edip peşine düştüğüm ve telefonla da olsa tanıştığım için çok mutluyum.

      Sil
  2. Yıllardır önünden geçtiğim bina hiç farketmemişim ..hep Bi telaş içinde geçip gittiğimiz ,bakıp ama görmediğimiz lerden ..oysa kendimi dikkatli farkında biri zannediyordum ....sağol kardeşim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. oya, işte tam da bunu düşündürdüyse ne mutlu bana… :) hepimizin başına geliyor; bakıyoruz ama gerçekten görmüyoruz. bazan küçücük bir detay, yıllardır önünden geçtiğimiz bir yeri bambaşka gösteriyor. sen de sağol kardeşim...

      Sil