Bazan hiçbir şey yapmaz, sessizce otururduk.
Bazan Zaman'ı bütünüyle unutur, "şimdi"nin içine yumuşacık bir yatağa yatar gibi yayılırdım.
Bazan Füsun'un hayallere daldığını yüzünden anlar, onun hayal ettiği ülkeye gitmek ister, ama kendimi, hayatımı, ağırlığımı, masada oturuşumu çok umutsuz bulurdum.
Bazan orada olduğumuzu unutur, sanki başbaşaymışız gibi kendimden geçer, Füsun'a bütün aşkımı göstererek, uzun uzun, aşkla bakardım.
Bazan, "Hava ne sıcak," derdik.
Bazan çok uzun bir süre susardık.
Bazan yalnız biz değil, sanki bütün şehir sessizliğe bürünürdü.
Bazan kapının önünden birisi tek başına ıslıkla eski bir şarkıyı çalarak geçerdi.
Bazan Füsun üst üste iki gün aynı kıyafeti giyer, ama bana gene de değişik görünürdü.
Bazan uzanıp Füsun'a dokunmamak için kendimi zor tutardım.
Bazan ona "Seni seviyorum!" demek için dayanılmaz bir istek duyar, ama yalnızca çakmağımla sigarasını yakabilirdim.
Derken Boğaz yönünden hafif bir rüzgar eser ve denizin yosun kokusu ve hanımellerinin bayıltıcı kokusuyla birlikte, bana Füsun'un saçlarının ve teninin kokusunu, sonra da bu sigaranın dumanının hoş kokusunu taşırdı.
-NOT-
Cümleler - Orhan Pamuk /Masumiyet Müzesi
Film Kareleri- Atıf Yılmaz / Selvi Boylum Al Yazmalım
Bu saatlerde okunası bir paylaşım teşekkürler
YanıtlaSilGece yarısı oyalanması:) Tam da yıldız yağmuru nöbetindeyken:)
SilGüzel eşleştirme olmuş .....
YanıtlaSilBeğenmenize sevindim Kahve Telvesi:)
SilÇok güzel hazırlamışsın.
YanıtlaSilTeşekkür ederim Beyruz:)
SilEn sevdiğim klasiklerdendir, alıntılarla çok güzel uymuş, ellerine sağlık..
YanıtlaSilAl benden de o kadar Olur Gider. Sevindim:)
Sil