leo rosten etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
leo rosten etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2020 Perşembe

Bugün Yaşayacağım Her Şeyi Ben Seçeceğim.

         Auguste Comte (Fransız 1798-1857)           Emile Durkheim (Fransız1858-1917)

Çalışma odamdaki masaya doğru yürürken, şairin, "Ya işe gitmek zorunda olduğum için mızırdanacağım. Ya da gidecek işim olduğu için sevinç dolacağım." dizelerini tekrarlıyorum. Yok mızırdanmıyorum. İkinciyi seçiyorum. Bilgisayarımı açıyorum. Maillerime bakıyorum. Kimini hemen cevaplıyorum. Ofisteki arkadaşlarım, benim gibi evden çalıştıkları için, mesajlarımızla önce  birbirimize iyi dileklerimizi iletiyoruz. Hepimiz masa üstümüzü toparlıyoruz. Sonra belirlediğimiz saatte ekranlarımızdaki kutucuklardan birbirimizin gözlerine bakarak konuşuyoruz. Ofiste çalışırken bu kadar birbirimizin yüzüne bakar mıydık diye düşünüyorum. Ofis arkadaşlarımın daha önce fark etmediğim mimiklerini keşfediyorum mesela... Hoşuma gidiyor. Lakin ekranda kendimi görerek konuşmaya halen alışamadım. Tam ben gibi olamıyorum sanki. Tutuk ve mahcup bir hal seziyorum. İnsanın kendini görerek  birileriyle konuşması tuhaf geliyor. 

Az önce işimin arasında kapuska koydum ocağa...  Bulaşık ve çamaşır makinelerini çalıştırdım. Toz aldım.  "Ya ev işleri yapmak eziyet olacak bana/ Ya da işlerini yaptığım o evde aklımı, ruhumu ve bedenimi barındırabildiğim için minnettar olacağım." der ya şair. Eziyet gelmiyor yaptıklarım. İkinciyi seçiyorum.

İnanın yukarıdaki cümleleri yazmak niyetiyle başlamadım.  Birdenbire böyle döküldüler. Hani iki fotoğraf koydum ya...  Aslında sosyolojinin isim babası Aguste Comte ile sosyolojinin bir bilim olarak kurulmasını sağlayan Emile Durkheim'dan başlamak istiyordum. 

 Max Weber (Alman 1864-1920)           Karl Marx  (Alman 1818-1183)

Sonra, tarihsel materyalist teorisinin kurucusu sayılan Karl Marx'tan, modern sosyolojinin kurucusu olarak bilinen Max Weber'e geçecektim.

Sosyoloji sınav tarihim yaklaşıyor.  Rotamı edebiyatçıların menzilinden sosyologların menziline çevirmiş vaziyetteyim. Öğrenme, keşif,  içselleştirme, gelişme, verimlilik ihtiyaçlarım nasıl besleniyor anlatamam. Evet, işimdeyim gücümdeyim.   Devamında, sosyoloji dünyasının içindeyim.  Gene Leo Rosten'in şiirinin son dizeleri aklıma geliyor:

"Belki yeni şeyler öğrenmek istemeyecek canım. 
 Ya kızgın olacağım - öğrenmem gereken ne çok şey var- diye.
 Ya da ufak tefek de olsa faydalı ne varsa öğrenmeye çalışacağım.
 Lakin, bugün yaşayacağım her şeyi ben seçeceğim." 

Bende vaziyetler böyleyken böyle:)