28 Eylül 2010 Salı

Doğuştan Kör Biri Rüya Görür Mü?


Bazan  “Ben var ya tam manasıyla bakar kör olduğumu düşününüyorum.” diye bir laf sarfederim. Niye böyle derim ki? Körlük hakkında sanki ne biliyorum? Doğuştan kör birine körlüğü tarif etmesini istemişler. Şöyle tarif etmiş “Siyah renkte hızlıca akan bir ırmak düşünün sonunda bir çağlayanla birlikte derin karanlık bir göle dökülür." Ne kadar düşsel bir tarif, öyle değil mi? Körlere en çok sorulan soru neymiş biliyor musun? Acaba körler rüya görebilir mi? Görebilirler mi sahi? Doğuştan görme özürlüler rüya göremezlermiş. Görmedikleri için rüyalarını da göremezlermiş. Sesi duyarlarmış. Yani normal yaşantılarında olduğu gibi rüyalarını sesle algılarlarmış. Doğuştan kör olan kişilerin rüyalarında görsel figürler yer almazmış. Rüyaları yürüme duygusu, mutluluk hissi gibi günlük hayatta deneyimledikleri duygu ve duyulardan oluşuyormuş. Ama doğuştan görme duyusu hiç olmayan insanlarda diğer duyular daha fazla gelişiyor ya, eğer toplum içindeki yaşam şartları daha kaliteli hale getirilip, hayattan daha kolay keyif almaları sağlanırsa, belki körler rüya görmeseler bile kolaylıkla rüya duyabilir, rüya koklayabilir, rüya dokunabilirler öyle değil mi? Asıl körlük, insanın yaşamdan ümidini kesip, düşlerini yitirmesi demek değil mi?

"Altı Nokta Körler Dernegi, ülkemizde görme engellilerin ekonomik, toplumsal, eğitsel, kültürel ve mesleki sorunlarina çözüm yollari üretmek amaciyla 1950 yilinda kurulmus bu alandaki en eski ve en büyük dernektir. Kurucu baskani, kendisi de görmeyen Doç. Dr. Mithat ENÇ'tir. Görme özürlü kişi, himayeye muhtaç, acınacak ve çaresiz bir insan değildir. Sadece farklı metotlar kullanarak öğrenir. Gören insanların görmeyenlerin hayatını kolaylaştırmak için elinden geleni yapması gerekir. İzmit'teki Altı Nokta Körler Derneği'nin telefonu 0 262 321 35 00-322 94 39 Telefon edilip nasıl destek olunacağı öğrenilebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme