29 Ekim 2026 Perşembe

Vincent Totemi - 2

 

Bilirsiniz, bazı sporcuların ya da taraftarların tuhaf totemleri vardır. Maçta uğur getirsin diye birtakım davranışları alışkanlık hâline getirirler. Mesela takımının maçını seyrederken hep aynı tişörtü giyerler… O tişört giyilmezse takımının maçı kaybedeceğine inanırlar.

Ya da maçın en heyecanlı anında, ayak ayak üstüne atmışken takımı atağa kalkarsa, aman uğurum kaçmasın diye maç bitene kadar o ayağı diğerinin üstünden indirmeyenler… Alnını kaşırken takım gol pozisyonuna girdiyse, gol olana kadar alnını kaşımaya devam edenler… Hep aynı koltukta oturmayı, aynı televizyon ekranından maç seyretmeyi uğur sayanlar…

İnsan, tuttuğu takımın kaderini bir tişörte, bir koltuğa, hatta kaşınan bir alna bağlayabiliyor demek ki. 

Aklın bir köşesi bunun pek de mantıklı olmadığını bilse de gönül işte… Kendi küçük mucizelerine inanmak istiyor.

Benim de kendime göre böyle tuhaf totemlerim var:)

Ne zaman çok istediğim ama o an için imkânsız gibi görünen bir şeyin hayalini kursam… Üstelik bununla yetinmeyip hayalimi buraya, Hayal Kahvem’e yazsam… Tuhaf şey! Gün dönüyor, harman oluyor; hayat, planlarımın rotasını bir anda değiştiriveriyor... Bir de bakıyorum ki o ne? Hayalim, bir şekilde gerçeğe dönüşüveriyor!

Heyooo! Hayal et, olur elbet! :)


Meğer Amsterdam’da sanat tarihinin iki büyük ustası, Vincent van Gogh ile Rembrandt, büyüleyici bir ışık ve ses gösterisiyle aynı mekânda buluşuyormuş!

Düşünsenize, Van Gogh'un o insanın içine işleyen coşkulu sarıları, Rembrandt’ın gizemli ışık ve gölge oyunları, üstelik Rembrand Van Gogh'dan 200 yıl önceden yaşamış... Van Gogh Rembrand'ın sanatından ilham almış... İkisinin tabloları müzik eşliğinde devasa yüzeylere yansıyor... 

Renkler, görüntüler ve sesler etrafı sararken kendimi devasa sanat eserlerinin tam ortasında bulacağım... Tablolara uzaktan bakmak değil, sanki onların dünyasının içine  adım atacağım!

Bu, tablolara uzaktan bakmaktan çok daha fazlası… Işığın, rengin ve müziğin içinde kaybolmak... Sanatın tam kalbinde, bambaşka bir dünyaya yolculuk yapmak.. Hayali bile güzel:)

Şimdi söyleyin, böyle bir gösteriyi duyunca Amsterdam’a gitme hayali kursam, bu hayali Hayal Kahvem'e yazsam... 

Şimdi işte buraya yazıyorum.  Hayal et, olur elbet diyorum:))

Du bakalım! Aaa!... Sahiden  çok merak ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder