3.şahsın şiiri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3.şahsın şiiri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2012 Salı

Derler Ki: "Zaman Siler Herşeyi."

Zaman
Alır sizden bunların yükünü
O boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar
dibe çöker. Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir. Bir
yerlerden
bulunup yeni mutluluklar edinilir.
O boşluk doldu sanırsınız
Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir...
 
Murathan Mungan 
 
 

17 Şubat 2012 Cuma

Kahve Molası - Gözleri Gözlerime Değince, Felaketim Olur Ağlarım.


Ey Okur! Dinlemeyi arzu edersen Galata Kulesi'yle aramdaki hazin aşkı anlatmak istiyorum.  Ne vakit yolum Galata'ya düşse... Ben... İlkin mahcubiyetle kirpiklerimi eğerim... Sonra  cesaretimi toplarım. Başındaki külahıyla ve tüm ihtişamıyla, İstanbul siluetinde, dimdik yükselen Galata Kulesi'ni seyrederim. 

Of! Galata Kulesi'nin gözleri gözlerime değdiği anda var ya... İnan bana, felaketim olur ağlarım. Çünkü beni sevmediğini bilirim. Evet... Başka bir sevdiği olduğunu,  üstelik kendisinden çok yaşlı bir kıza körkütük aşık olduğunu çok iyi bilirim. 

Cenovalı'lar İstanbul'a geldiklerinde surlarının başkulesi olarak kurmuşlar Galata Kulesi'ni.  En son tepesine külahı takılınca, olanca haşmetiyle nasıl yakışıklı olmuştur anlatamam... Bıçkın, yağız bir delikanlı gibidir. Herkes etrafında pervanedir. İşte taaa o zaman... 524'lü yıllar..  Tüm cüssesiyle inşaatı yükselirken, uzaktan görür o kızı... İlk görüşte aşk denir ya hani...  Görür görmez kıza vurulur. Lakin kız, hem ulaşılmazdır, hem yaşı çok büyüktür. 

Kimi rivayetlere göre kızın yaşı M.Ö 24'lere gitmektedir. Lakin bu kız Galata Kulesine, denizin ortasında gencecik, yapayalnız bir hüzünler prensesi gibi görünmektedir. Gün be gün aklında daha fazla yer etmektedir. Yüreğini tir tir titretmektedir.  Acaba bilse ona sevdalandığını karşılık verir mi? Ne yapacağını bilemez. Çaresizdir. Galata Kulesi tarih içinde kimi zaman aşkından yanar kavrulur. Kimi zaman çaresizlikten yıkılır durur. Her seferinde söndürdüler yangınını. Tekrar tekrar inşa ederler. Her yükselişinde bir daha görür bu kızı,  bir daha aşık olur hiç bıkıp usanmadan.  Eli ayağı bağlı ya Galata Kulesi'nin... Uzaktan uzağa bir sevdadır bu. Olduğu yerde yanar ha yanar. 

Sonunda artık Galata Kulesi'nin canına tak eder. Mutlaka bir haber göndermeli ve aşkını anlatmalıdır bu kıza... Karar verir. 17.yüzyıla geldik artık diye düşünür. İçinde en güzel sevgi sözcüklerini barındıran bir mektup yazar. Aşkını anlatır. Hazarfen Ahmet Çelebi'den rica eder. Hazarfen Ahmet Çelebi alır mektubu ve Galata Kulesi'den bırakır kendini  kızın olduğu yere doğru... 

Ama okadar ağır gelir ki mektuptaki aşk sözcükleri, dayanamaz. Aşk mektubu kıza  ulaşamaz. Bu arabuluculuk Hazerfen Ahmet Çelebi için iyi olmamıştır.  Padişah duyar olanı biteni... Çok kızar... Cezayir'e sürer... Hazarfen Ahmet Çelebi bir aşığa  inanmanın bedelini ağır öder. 31 yaşında Cezayir'de ölür. 

O günden sonra ümidini iyice yitiren Galata Kulesi bedenini, hem esirlere hem kendine zindan eder. Günümüzde bile bu kızı karşıdan karşıya aşkla sevmeye devam eder. İşte... İşte ne vakit onu karşıdan görsem... Limanda hep gemiler olur... Ağaçlar kuş gibi güler... Bir rüzgâr aklımı alır. Galata Kulesi'ne gözümü diker bir süre bakarım. Beni sevmediğini... Hatta beni fark bile etmediğini... O kıza... Kız Kulesi'ne aşık olduğunu çok iyi bilirim. Kız Kulesi'ne dönüp bakmak istemem... Öldüreceğimden korkarım. Her defasında son bir ümitle Galata Kulesi'ne bakarım...  Gözleri gözlerime değince...  Durumumun ümitsizliğini anlarım... Felaketim olur ağlarım.:)