Şşşşttth!.. Sus... Sakın sesini çıkarma... Aramızda kalsın ama... Ofisteki işlerimi toparlamak üzereyim. Öğleden sonra ofisten kaçıp İstanbul'a gideceğim. Geçen haftaydı sanıyorum. Sisi'den bir mesaj geldi. "Çok özledim. Sezen Aksu'ya biletleri aldım. Çarşamba akşamı Hisar'da buluşalım." diyordu. Nasıl sevindim anlatamam. Yoo... Sisi sadece benim için bilet almamış. Oya, Dilek ve benim kardeş de gelecek elbet...
Eeee... Demek ki... Bu gece... Kısmetse... Uzanıp Kanlıca'nın orta yerinde bir taşa, gözümün yaşını yürdüreceğim Hisar'a doğru... Ve biliyorum... Bi lodos lazım olacak bana, bir kürek, bi kayık... Zulada bir kaç şişe yakut yer gök kırmızı... Avaz avaza söveceğim gelmişine geçmişine ayıpsa ayıp... İsterse düşsün üstüme akşamdan kalma sabah yıldızı...
Bir gün daha yaşanacak ve bitecek. Sevinçleri ve kederleriyle... Bilirim herkes payına düşeni yaşayacak. Ve her yeni günde değişecek yeni birşeyler... Ben de kendi payıma düşenleri yaşayıp biriktireceğim.
Sanki memleketime yeni bir film gelecek. Mevsim değişecek. Akdeniz olacak. Gülümseyeceğim... Gülümseyecekler... Hepbirlikte gülümseyeceğiz biz.
