murat belge etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
murat belge etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2015 Salı

Sakallarını Değirmende Ağartmayan Yazarlar...


 

 
 

1- Şehy Galip  (1757-1789)
2- Halit Ziya Uşaklıgil (1866-1945)

3-Cahit Zarifoğlu (1940-1987)

4-Murat Belge (1943- )
5-İsmet Özel (1944- ) 

6-Enis Batur (1952- )
7-İlhami Algör (1955-)

8-Haydar Ergülen (1956- )
9-Ercan Kesal (1959- ) 

10-İhsan Oktay Anar (1960- )
 11-Ahmet Ümit (1960-)

12- Metin Üstündağ (1961- ) 
13-Atilla Atalay (1963- ) 

14-Aşkın Güngör (1972-)
15-Ege Görgün (1972-)

16-Murat Menteş (1974- )
17-Hakan Bıçakçı (1974- ) 



16 Ağustos 2012 Perşembe

Hava Hüzündioksit Olunca, İçimden LaNgAdAnk Yazmak Geldi...


şimdi oturdum bilgisayar başına.. canım içimden ne gelirse yazmak istiyor.. anlarsın ya.. parmaklarımdan ne dökülürse.. bırakacam sözcükleri şöölee.. nebileyim... kendimin yalın halimle.. şimdi böyle yazınca.. aklıma metin üstündağ geldi iyi mi.. beni soran olursa.. madde E şıkkı der ya sözgelimi..  seviyorum  metin üstündağ'ın langadank'larıyla oynamayı ne yapabilirim.. tamam.. metin üstündağ  langadanklarını  kendime uyarlasam.. misal şöyle başlasam.. desem ki.. ömrümün bir yerinde köyümde ofisteyim.. hava hüzündioksit.. bir yeryüzü perşembesi yaşıyorum amorti.. taksimetrem pişmanlıklar yazıyor.. tamam işte.. böyle.. çok sevdim.. aklıma gelenlerle devam edeyim.. masada bir kitap duruyor.. son günlerde  james joyce'un sanatçının bir genç adam olarak portresi adlı kitabını okuyorum..  son bölümüne geldim..  yarı otobiyografik bir roman..  türkçe'ye murat belge çevirmiş.. gelecekte yazar olacak james joyce'un çocukluk ve ilk gençlik yılları anlatılıyor.. nasıl baskıcı bir aile..  fena halde din taassubu sahibi bir okul ve  koyu katolik irlanda ortamı anlatamam.. kitapta, günah işleyince cehennemde başa gelecek vaziyetleri anlatan bölümleri okuyunca.. dışarıya çıkmak, hatta nefes almak istemiyor insan...  hele o körpecik yaşında bu muhabbetlerle büyüyen çocuğun duygularını okuyunca.. hele hele her şeyin günah sayıldığı  durumlardan  kaçınmak için tüm duyu organlarına yaşattığı işkenceleri okuyunca.. ahh.. feci.. feci.. okudukça.. sanki romandaki kahraman stephen dedalus yerine o duyguları sen  yaşamış gibi oluyorsun.. öyle böyle değil.. çok etkileyici bir kitap.. daha bitmedi.. bitirince enine boyuna yazarım belki.. bak işte yazımın tam  burasına gene metin üstündağ'tan bi langadank'ı eklemek içimden geldi.. şöyle.. off.. çok sıkıldım yahu.. ikinci kanalı yok mu bu hayatın.. yoksa.. yaşamıyoruz da.. yalnızca resimlerine mi bakıyoruz dünyanın..  inan araya bu langadankı  yazmak.. bana ilaç gibi geldi..



bak şimdi.. bu kitabı okuyup genç bir insanın yaşamının.. ebeveynler.. öğretmenler.. gelenekler.. ağır din baskısı nedeniyle.. nasıl çileli bir sürece döndüğünü.. eğer kendisine bağlanan at gözlüğünden silkelenip kurtulmazsa.. yaşamının sonuna kadar nasıl etkileyebileceğini düşününce.. bir vakitler izlediğim bazı filmler aklıma geldi..  çoğunluk adlı film sözgelimi..   bu filmdeki  geleneksel, baskıcı baba karakteri nedeniyle,  annesinin deyimiyle.. hayatında bir defa bir şeyi sonuna kadar istemeyi bilmeyen bir çocuk mertkan'ın, o acınacak halini  yönetmen o kadar  güzel sinemaya aktarmış ki.. etkilenmemek mümkün değil.. sonra özgürlük yolu'nda gene aile sorunları nedeniyle genç alexander supertrup'un vaziyeti.. özgürlük yolunda, alexander ruhunu kurtarmayı bilmişti..  istediği hayalin peşinden gidebilmeyi becerebilmişti bari.. ya siyah kuğu'daki güzel balerin nina..  hatırlasana..  nasıl aşırı kontrolcü bir anne modeli vardı bu filmde.. ve neticede ortaya çıkan şizofrenik bir kız evlat..  nina..  daha önce izlediğim bu üç film.. ve şimdi okumakta olduğum james joyce'un kitabı.. sanatçının bir genç adam olarak portresi.. herbiri baskıcı ebeveynlerin ve de yasaklayıcı toplumların yarattığı insanların halini yüzümüze şamar gibi vuruyor.. gerçek dünyada yok mu bunların örnekleri.. çoookkk...  ne yazık ki çoğunluk olduğunu söyleyebilirim..  söyler misin.. gene metin üstündağ langadank'ı anmayayım da ne yapayım şimdi.. belki de film icabı her şey.. bu dünya bu insanlar.. belki..