filiz akın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
filiz akın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2013 Cumartesi

Her Derdin Var Bi Çaresi. Çaresiz Bi Dert Varsa O Da Gönül Yaresi.


"Maişet davasına binaen işte burada vazife ifa etmekteyim. Hiç mektep görmediğim, okuma yazma bilmediğim halde, konuşmam ciddi, tumturaklı ve de tatlıdır yani ha... İşte bu sebepten... Diplomasız olmak yüzünden... Ehliyet alamamakta ve araba kullanamamaktayım. Bu yüzden de gamlı bir hayatım vardır.  Ekseriya otomobilleri gözyaşlarımla yıkarım. Hergün her türlü arabayla el ele göz göze olduğum için gene de Allahım'a bin şükür olsun."




"Dünyaya gözlerimi 24 modeli Fiat marka bir arabanın içinde  açmışım. Peder, merhum, taksi şöförüydü. Allah rahmet eylesin kendisine...  valdem sancılanınca... tabii ne yapsın... atıyordu arabaya annemi... doğru hastaneye koşturuyordu... Ben de tez canlıyımdır... taa o zamanlardan... Münasebetsizliğin dik alasını yapıp... hastane varmadan bir klaksiyon sesi duyuyorum... atıyorum kendimi dışarı... İşte o gün bu gün, sanki damarlarımdan kan değil benzin dolaşıyo arkadaş...."





"Haaa.. Unuttum size söylemeyi... Benim bi de sevgilim var. benim yanlızlığımı, daha doğrusu her neyim varsa bölüşmeye gönüllü, melek gibi bir kız. Ayıptır söylemesi benim kırığın adı İffet. Methetmek gibi olmasın, adı gibi kendisi de iffetlidir ha!.. Allah izin verirse yakında kendisiyle evlenecez."

 

- Eee! İffet be! Ne diyo kocakarı bizim işe bakalım?
- Bu zamanda geçim kolay mı, aldığınız haftalıkla, kendinize aynada bile bakamazsınız, diyor.
- Doğru...

- O ufacık,  güngörmez odada çürürsün... Sana yazık olur... Hele bi de çocuk olursa, yandınız. mahvoldunuz demektir, diyor.

-Doğru...

-  Gençsin. Canın süslenmek, giyinmek, gezmek ister. Aşure, kaymaklı kadayıf ister. Neyle alır, neyle yersiniz, diyor.
- Doğrular doğrusu...

- Doğruysa bir çaresini bul o zaman!.. Doğruu!... Doğruu! diyorsun... Sen öldürürsün insanı!
- Bilmem ki ne diyeyim İffet?

- Bi şöför olsaydın bari. Doğru dürüst yevmiye alırdın hiç değilse... Gece de işe çıkardın. Ben uyumaz beklerdim seni... Bir iki sene dişimizi sıkardık. Ama sonra da yüzümüz gülerdi hiç değilse!


NOT -  Başlık Sadri Alışık'ın   Efkarlıyım Abiler adlı filminin o şahane repliğidir.  Sonraa...  Aldım  Taksi Şöförü'nün film karelerini... Sadri Alışık ve Filiz Akın'ın  Bekar Odası adlı filmin replikleriyle eşleştirdim.

6 Aralık 2011 Salı

Şakayla Karışık - Zagor, Ofsayt Osman Olursa


- Kardeşimi kurtaran adam olmasan da seni deli gibi seviyorum.
- Kim olduğumu bilmeden mi ?
- Evet
- İnanmam be olamaz.
- Evet, yemin ederim




- Bir insan senin kadar iyi olamaz, ya ben bir serseri olsaydım?

- Beraber serserilik ederdik.
 
- Ya ben viranelerde sabahlayan, yiyecek bir lokma ekmek bulabilmek için köpek gibi dolanan, yerden izmarit toplayan bir berduş olsaydım?

- Gene yanında bulurdun beni..
 
- Ya herkesin alay ettiği, tekmeleyip attığı bir ofsayt olsaydım? ofsayt nedir bilir misin  hayatta bi... bişey yapamamış, dikiş tutturamamış, bir... bir kere bile gol atamamış bir beceriksiz olsaydım?

- Golünü atıncaya kadar sana top taşırdım.




- Olamaz be.. sen bir rüyasın...




NOT: Sadri Alışık ve Filiz Akın'ın oynadıkları  bir zamanların çok meşhur Şakayla Karışık adlı filmin replikleri www.cilekindunyasi.blogspot tan alıntıladım.

8 Eylül 2011 Perşembe

Sinemayı Hep Sevdim...



Ortaokula o yıl başlayacaktım. İzmit'e taşınmıştık. İlk evimiz, bir açık sinemanın bahçesindeydi.. “Yok canım daha neler!” deme sakın.. Sahiden.. İzmitli olup, yaşı bana yakın olanlar bilecektir. Hoşgör Pastahanesi’nin hemen arka sokağında Oğuz Bahçe Sineması vardı. Bizim taşındığımız apartman, sinemaya bitişik bir binaydı. Birinci katta oturuyorduk. Üst katların değil de sadece bizim katın sinema salonuna doğru koca bir balkon uzantısı vardı. Sanki bir loca… Film seyretmeye bayılırdım… Bu balkon bana bir armağandı..Gözlerim o kadar bozuktu ki tam beş numara.. Haftada iki kez film değişirdi. Her akşam aynı filmi seyretmekten bıkmazdım. Annem gözlerimin bozukluğunu her gece film seyretmeme bağlardı. Çok kızardı. Ben de hemen seyrettiğim filmlerden ezberlediğim birkaç repliği taklit ederdim. Şöyle… Türkan Şoray olurdum mesela… Tek elimin tersini gözlerimin üzerine kapardım ve…

- Aman Tanrım! Nayıır! Artık göremiyorum… Göremiyorum… Artık kör oldum… Ohh! Tanrım, nedennn…nedennn bennn! Okadar bedbahtım kii!



Ya da Aysecik olurdum. Annemin önünde diz çöker:
- Teyzeciğim… Sizi çok sevdim… Size anne diyebilir miyim? Derdim.

Annem dayanamaz, kızmaktan vazgeçer… Hatta kimi zaman kahkaha ile gülerdi;
- Şımarık kız! Haydi yatağa! Derdi.

Yatar gibi yapardım. Sonra gizlice balkona kaçardım. Görünmez bir köşeye tüner, gizli gizli, sanki ilk kez seyreder gibi büyük bir iştahla, o geceki filmi seyrederdim.. Annemden saklı yapıyorum ya Yarabbim o ne güzel bir histi!.. Neden anneden gizli çevrilen işler, insana bu denli haz verirdi? Ah ne günlerdi!


Film bazan haftada bir değişirdi. Gene de bıkmazdım. Asla usanmazdım . Sürekli aynı filmi seyredince replikleri ezberlemem tabi ki çok doğaldı. Ezberlediğim bu cümleler gerçek hayatta çok işime yarardı:)

"Seni gördüğüm zaman içimde böyle bişeyler oldu... Konuşmayı beceremem ama, anladın di mi? Canımsın be... Güneşimsin... Havamsın...Yani bu ağzımdaki izmarit yok mu be işte onun gibi benimsin be... Yani buramdasın be...Sen hayatımın tek golüsün yani..."

( Bu da Sadri Alışık'ın meşhur repliklerinden bir hatırlatma... Vallahi gerçek bu sözler! Hani Filiz Akın'la çevirdiği Şakayla Karışık filminden )

Yoo.. Bu video Şakayla Karışık adlı filmden değil. Huysuz ve Tatlı Kadın adlı filmden.. Ama ne yapabilirim? Canım bu videoyu seyretmek istedi. "Şarkıcı olmadığı halde şarkıları kendi sesiyle söyleyenler de vardı elbette. Özellikle Sadri Alışık." Sadri Alışık'ın sesinden bu şarkıyı dinlemek çok güzel.  Sinemayı hep sevdim... Heeep sevdim... .

31.10.2010


20 Ağustos 2010 Cuma

Sinemayı Hep Sevdim...



Ortaokula o yıl başlayacaktım. İzmit'e taşınmıştık. İlk evimiz, bir açık sinemanın bahçesindeydi.. “Yok canım daha neler!” deme sakın.. Hakikaten.. İzmitli olup, yaşı bana yakın olanlar bilecektir. Hoşgör Pastahanesi’nin hemen arka sokağında Oğuz Bahçe Sineması vardı. Bizim taşındığımız apartman, sinemaya bitişik bir binaydı. Birinci katta oturuyorduk. Üst katların değil de sadece bizim katın sinema salonuna doğru koca bir balkon uzantısı vardı. Sanki bir loca… Film seyretmeye bayılırdım… Bu balkon bana bir armağandı..Gözlerim o kadar bozuktu ki tam beş numara.. Haftada bir film değişirdi. Her akşam aynı filmi seyretmekten bıkmazdım. Annem gözlerimin bozukluğunu her gece film seyretmeme bağlardı. Çok kızardı. Ben de hemen seyrettiğim filmlerden ezberlediğim birkaç repliği taklit ederdim. Şöyle… Türkan Şoray olurdum mesela… Tek elimin tersini gözlerimin üzerine kapardım ve…

- Aman Tanrım! Nayıır! Artık göremiyorum… Göremiyorum… Artık kör oldum… Ohh! Tanrım, nedennn…nedennn bennn! Okadar bedbahtım kii!



Yada Aysecik olurdum. Annemin önünde diz çöker:
- Teyzeciğim… Sizi çok sevdim… Size anne diyebilir miyim? Derdim.

Annem dayanamaz, kızmaktan vazgeçer… Hatta kimi zaman kahkaha ile gülerdi;
- Şımarık kız! Haydi yatağa! Derdi.

Yatar gibi yapardım. Sonra gizlice balkona kaçardım. Görünmez bir köşeye tüner, gizli gizli, sanki ilk kez seyreder gibi büyük bir iştahla, o geceki filmi seyrederdim.. Annemden saklı yapıyorum ya Yarabbim o ne güzel bir histi!.. Neden anneden gizli çevrilen işler, insana bu denli haz verirdi ki? Ah ne günlerdi!



Film haftada bir değişirdi. Bıkmazdım. Asla usanmazdım . Sürekli aynı filmi seyredince replikleri ezberlemem tabi ki çok doğaldı. Ezberlediğim bu cümleler gerçek hayatta çok işime yarardı:)

"Seni gördüğüm zaman içimde böyle bişeyler oldu...Konuşmayı beceremem ama, anladın dimi ? Canımsın be... Güneşimsin...Havamsın...Yani bu ağzımdaki izmarit yok mu be işte onun gibi benimsin be... Yani buramdasın be...Sen hayatımın tek golüsün yani..."

( Bu da Sadri Alışık'ın meşhur repliklerinden bir hatırlatma... Vallahi gerçek bu sözler! Hani Filiz Akın'la çevirdiği Şakayla Karışık filminden )