Kocaeli 2.Kitap Fuarı'da 16 Mayıs Pazar günü, bakalım şehrimize gelip okurlarıyla sohbet edecek olan yazarlarımız kimlermiş?
Saat 18.00'de İsmet Özel ile sohbet: Boştan Almak Doluya Koymak
Daha fazla bilgi için..... http://www.kocaelikitapfuari.com/
Kocaeli 2.Kitap Fuarı'da 16 Mayıs Pazar günü, bakalım şehrimize gelip okurlarıyla sohbet edecek olan yazarlarımız kimlermiş?
Saat 18.00'de İsmet Özel ile sohbet: Boştan Almak Doluya Koymak
Daha fazla bilgi için..... http://www.kocaelikitapfuari.com/
15-23 Mayıs arasında sürecek olan 2. Kocaeli Kitap Fuarı'nın etkinlik programını aldım. Büyük bir heyecanla, katılımcı yazarların kimler olduğuna ve hangi tarihlerde söyleşi yapacaklarını inceledim. Bu haftadan başlamak üzere, her hafta hangi yazarın söyleşisini izleme şansım olursa, Hayal Kahvem'e yazmaya karar verdim. İstiyorum ki Kocaeli'deki tüm tanıdıklarımın bu programlardan haberi olsun. Kitap satışları coşsun. Kitap sevgisi insanların yüreğini doldursun. Bakalım bu hafta kimler gelecek şehrimize?
15 Mayıs Cumartesi Günü Saat 13.00'de İlber Ortaylı ile Söyleşi: Tarihi Doğru Okumak
15 Mayıs Cumartesi Günü Saat 17.00'de Kürşat Başar ile Söyleşi: Başucumda Müzik
İmza Günü İçin katılacak yazarlar ise saat 13.00'den sonra: Ruşen Hakkı / İlber Ortaylı / Mehmet Komşu / Füsun Önal / Bülent Parlak
Konferanslar : Türkiye Nereye Gidiyor - Sunay Karaman-Dr.Barış Doster (15 ile 17 arası) / Yayın Tekelleri-Ali Şimşek-Ali Çolak-Faruk Şüyun-Özlem Altıok (15.30 ile 17 arası) / Şiir Üzerine Aykırı Doğaçlamalar-Hüseyin Yalvaç (18 ile 19 arası)
Her bayram veya özel günlerde annelere hediye almak benim için bir şenlikti. Hem benim hem eşimin annesine, özenle seçer alır, itinayla paketlerdim hediyeleri. Onlar layıktı hediyelerin en güzeline. Sonra arka arkaya uğurladık her ikisini de Hakkın rahmetine. Alışkanlık var bir kere, annelere yapmalıyız gene bir hediye ama ölene dua etmekten başka ne yapabilirdik ki? Düşündük. Mezarlarını süsleyebiliriz dedik. Bu şahane bir fikirdi. Ayrıca kabristanlar ın ziyaretçilerine üzüntü ve sıkıntı vermesini istemiyorduk. Evlatlar, torunlar hem dualarını okusunlar, hem de yaşadıkları anıları hatırlasınlar hepbirlikte istiyorduk. Karar verdik. Her bayram arefesinde veya özel günlerde mezarlarına çiçek ekmeye başladık. Ancak sıkıntılı bir durum vardı. Biz bir gün önceden ekiyorduk. Ertesi gün geliyorduk ki kabristana, çiçeklerin bir çoğu yerinde olmuyordu. Nasıl sinirlenip öfkeleniyordum. Diyordum ki "Mezardan da çiçek çalınır mı? Bu insanlarda hiç vicdan, insaf kalmamış. Pes artık! "Bu böyle devam etti gitti. Ben her seferinde öfkelendim. Ta ki bir öğretmen anısıyla bana ders verene kadar...
Bak ne anlatacağım. Bu sabah erkenden İstabul’a yollanmalıydım. 12 de bir müşterimin yeni işyerini gidip görecektim. Gittim. Uzun sürdü görüşmem. Uzadıkça uzadı. Oldu mu sana saat üç… İşim bittince vedalaşıp ayrıldım. Tamam… Hazır Kavacık’taydım. Dönüşte Meydan’daki kitapçıya uğradım. Dayanamadım birkaç kitap aldım. Baktım Zagor’un yeni macerası var. Adı Kalp ve Kılıç. Dayanamadım onu da satın aldım. İkinci müşterim görüşmemizi dört buçuğa erteleyince, oturdum Meydan’daki bir kafeye. Açtım Zagor’u. Okumaya başladım. Karamba Karambita! Bu ne güzel bir macera! Şöyle hayal ettim… Açık hava sinemasına gelmişim. Elimde bir fincan kahve. Zagor’un filmini seyrediyormuşum. “Hoppala! Ne alaka!” deme! Resimlerine bakmıyor muyum? Bakıyorum. Aynı film seyreder gibi işte. Sanki film gavurcaymış da ben alt yazılarını okuyormuşum… Mesela yani… Öyle hayal ettim. Lütfen hayallerime dudak kıvırıp gülme! Nasıl heyecanlı bir senaryosu vardı anlatamam. İnan ki kafamı kaldırmadan okumaya devam ettim.