ben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2021 Salı

Hayal Et Olur Elbet...


Hem adına, hem afişine,  hem oyuncularına... Hele hele senaryoyu filmin  yönetmeni  Tufan Taştan ile  birlikte Barış Bıçakç'nın yazmış olmasına bayıldım. Uniq Açık Hava Sineması'nda gösterimi yapılacakmış. Diyorum ki, bilet alsam. Bir yıldır sinema gitmedim. Çocukluğumun açık hava sinemasındaymışım gibi, sinemaya giriş yapsam.

Hayal et, olur elbet:)


26 Kasım 2018 Pazartesi

Şşşth Kimse Duymasın - 35 -


Hışımla... 
"Yooo... Benden ne köy olur ne de kasaba." 
diye yazıya başlayıp,  kendime kazma kürek girişecektim ki... 

Hoppala! 
Durdum bi tamam mı? 
"Benden ne köy olur ne de kasaba."  diye yazdım ya...
 Hoşuma gitti.  
Ne köy olmak isterim ne  de kasaba çünkü...  
"Şööyle içinden deniz geçen bir şehir olmak isterim!" 
diye yüreğimden geçeni seslendirdim. 

Kendime kızdığımı unuttum da, 
kendi söylediğime kendim güldüm.
Sevindim.
Öyle işte!

GERÇEKTEN:)


14 Şubat 2018 Çarşamba

31 Ekim 2017 Salı

Sonbahar Hüznü



Ekim başında çıkan bir poyraz fırtınasından sonra Boğaz'ın akıntılı suları girilemeyecek kadar soğuyunca, kısa sürede hüznüm saklanmayacak kadar koyulaştı. Akşamın erkenden inmesi, arka bahçeye ve rıhtıma erkenden dökülen sonbahar yaprakları, yazlık olarak kullanılan  yalı dairelerinin  boşalması, iskelelere, rıhtımlara çekilen sandallar ve yağmurlu ilk günlerden sonra bir anda boşalan sokaklara devrilmiş bisikletler, ikimize de kaldırmakta zorlandığımız ağır bir sonbahar hüznü vermişti zaten.


Orhan Pamuk - Masumiyet Müzesi - Sayfa 220 - İletişim

16 Ekim 2017 Pazartesi

Az Gitmiş Uz Gitmiş...


Hepimiz bu zamanda, bu yerin konuklarıyız. 
Amacımız gözlemlemek, öğrenmek, büyümek, sevmek.
Sonra eve geri döneriz.

Aborjin Atasözü 

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Hey Ahbap!..

Bana  bazı şarkılar lazım ahbap
hafif şarkılar, acı olmayan şarkılar
çok şarkıya ihtiyacım var
Tutam tutam saçlarımı savuracak şarkılar
didem madak/128 dikişli şiir


Rüyamda... Hayırdır inşallah...  Durup dinlenmeden yürüyordum. Nereye gidiyordum? Niye telaş ediyordum? Ne zamandır yürüyordum? Bilmiyorum. 

Dehşetli yorulmuştum.  Göğsüm hızlı hızlı kalkıp iniyor, dudaklarımın arasından süzülen nefesim hayatın nefesine karışıyor, ılık  bahar rüzgarı omuzlarıma aldığım gül rengi şalımı usulca havalandırıyordu.  

Üzerinde yürüdüğüm taşlı yolun kıyısına gelince durdum. Ayaklarımın ucundan başlayan yeşillik, katman katman dağlar üzerinden ilerliyordu. Ortalıkta kimsecikler görünmüyordu. Yüreğimi hüzün dalgası kaplamıştı. Çıt çıkmıyordu. Yapayalnızdım. Şarkı söylemeye başladım. İşte o sırada onu işittim. Efsunlu ıslık sesi. 

Ne vakit yanı başımda duran yanlızlığımı  görmek istemesem, hep kendi kendime şarkı mırıldanırdım. Ardından bana eşlik eden o ıslığı işitirdim. Durduğum yerde hayatımın o anlarını düşündüm. Bu gizemli ıslık, hayatımın en mühim zamanlarında hep yanımdaydı. Böyle düşününce yüreğim sevgiyle doldu. 

Saçlarımı tutam tutam savurarak başımı ıslık sesinin geldiği yöne çevirdim:
-Hey ahbap! diye seslendim. İyi ki varsın... Teşekkür ederim.

Rüyalar ne acayip oluyorlar  di mi?

2 Nisan 2017 Pazar

Bu Hafta Neler Yaptım?

  
                                    Bu hafta, Puslu Kıtalar Atlası aklıma düştü. 
             Hem orijinalini hem çizgi romanını yine yeni yeniden hayalini kura kura okudum.


Hep derim Galata Kulesi'ne sevdalıyım. Gene Galata'ya gittim. Bu kez aldım elime kitabı, Puslu Kıtalar Atlası'nın izini sürdüm.


Bu hafta sadece 1964 yapımı Tren'i seyrettim. 
Haftaya 36. İstanbul Film Festival'i başlayacak.
Festivale kadar film diyetine girip başka film seyretmemeliyim.
Çünkü günde üç, eğer vaktim olursa günde dört film seyretmeye niyetliyim.
Film seyretmeyi özlemeliyim.



Acayip ballı bir haftaydı. MFÖ ve Şebnem Ferah konserine gittim.

Geri kalan zamanlarda... 
Çalıştım... Çalıştım... Çalıştım... 
Vallahi çok çalıştım. 
Bakmayın böyle geziyor göründüğüme, aslında çok çalışıyorum.
Genel şartları okumaktan gözlerim şeşibeş oldu!

26 Mart 2017 Pazar

Bu Hafta Neler yaptım?

İstanbul'u,  yine yeni yeniden hem gezdim hem okudum.



 Filmler  seyrettim.


Renklerin, kokuların, lezzetlerin izini sürdüm.



Yine yeni yeniden  devran oldum, seyran oldum, hayran oldum.


İstanbul Film Festivali biletlerimi aldım.

12 Mayıs 2016 Perşembe

Deniz Olsam...

 
Bulut mu olsam, gemi mi yoksa?
Balık mı olsam, yosun mu yoksa?..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.
 
Nazım Hikmet Ran/Bulut Mu Olsam
 

8 Mayıs 2016 Pazar

Durmak-4-

 

Sevdiğim insanlara
Kızabilirdim.
Eğer sevmek bana
Mahzun durmayı
Öğretmeseydi.


Orhan Veli/Mahzun Durmak



4 Mayıs 2016 Çarşamba

Ve Dua Ve Dünya Ne Uzun Ne Kısa

 
Önce besmele, en güzel kelime.
Allahım, yol boyunca bırakma elimi, düşerim sonra.
Allahım, niçin halkettinse beni, kalbime söyle iyice, engellerden arınsın.
Allahım, O güzeller güzeli, hangi iyilik diledi senden, dilerim ben de öylelerini.
Allahım, Peygamber efendimiz hangi şerlerden sığındıysa sana, upuzak tut benden de onları. 
Allahım, yol boyunca, tarih boyunca, başıboş bırakma bizi. 
 
 
Cahit Zarifoğlu/Böyle Ol Böyle Söyle şiirinden

25 Nisan 2016 Pazartesi

Ve Hayat Ve Babam Ve Ben



Bu sabah eksperle yaptığım telefon konuşmasında kendimi kaybettiğimi çok sonra fark ettim. Eksper, kurumsal bir müşterimin büyük bir hasarını, yaptığım tüm uyarılara rağmen iyi yönetememişti.  Eksperin sorunlu yaklaşımı halen devam etmekteydi. Öfkeliydim. Telefon görüşmemiz ilerledikçe öfke katsayım yükseldikçe yükseldi. Zerafeti elden bırakmamaya gayret ederek dakikalarca dil döktüm. Sonunda  nasıl gerildiysem, telefonu kapadığımda çenemin titrediğini hissettim. İki yanağımı  iki avucumun içine aldım.  Dirseklerimi masaya dayadım. Ağlamaya başladım. 

Öğlen yemeğini babamla yedim. Zihnim yorgundu. Babam tatlı tatlı bir şeyler anlatıyordu. Aklımsıra  tüm dikkatimle dinliyordum. Sıra kahveye gelince, babama kahveyi nasıl içmek istediğini sordum. Babam yüreğime ılık ılık baktı.  Bu kez orta ya da sade demedi. "Seninle içmek isterim." deyiverdi. Gülümsedi. "Bedenin burada, aklın kimbilir nerelerde?" diye sözüne devam etti. O anda kendime geldim. Neydi bu halim? Yıllardır sigortacılık yapıyordum.  Onlarca sorunla boğuşmuştum. Sorunlar halledilmek içindi.  Oysa şu an ne kadar kıymetliydi. Babamla birlikteydim. Aklımı meşgul eden konu buhar olup uçuverdi. Kahvemiz geldi. Babam benimle kahvesini hüplete hüplete içti. Ben ise hayatın gelmişine geçmişine boş verdim. İki yanağımı iki avucumun içine aldım. Dirseklerimi masaya dayadım.  Tüm kalbimle  babamı dinlemeye başladım.



Durmak - 3 -

 
Kıvrılıp giden dalgın bir yol, yoldaki eski bir taş,
Limana bağlı bir tekne, yosunlu bir halat gibi durdum.

Birhan Keskin/Ağrı







22 Nisan 2016 Cuma

Duy Beni Ey Gelecek Zaman


Duy beni, yazılmış ve yazılacak olan bütün hikayelerin kadın kahramanları. 
Bütün o yaşanmış ve yazılmış olan, 
bütün o yaşanmamış ve yazılmamış olan 
hikayelerin kadın kahramanları... 


Nazan Bekiroğlu / Yusuf İle Züleyha






17 Nisan 2016 Pazar

Durmak...2

Durup köşe başında deliksiz dinlensem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem


Attila İlhan/Ben Sana Mecburum

7 Nisan 2016 Perşembe

Ve Ölüm Ve Ağaç Ve Ben

 
Ölüm geliyor aklıma birden ölüm
Bir ağacın gövdesine sarılıyorum.
 
 
Cemal Süreya

4 Nisan 2016 Pazartesi

13 Şubat 2016 Cumartesi

Ve Kitap Ve Bale Ve Ben



Gizli Not- 
Bu kadar baleyle ilgilenince, nasıl kitap okuduğumu tahmin ediyorsunuzdur di mi? 

9 Ocak 2016 Cumartesi

"Bazen Düşünüyorum, Ne Garip Mahluklarız?"

"Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz;  fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız."







 Başlık ve cümleler/Ahmet Hamdi Tanpınar/Saatleri Ayarlama Enstitüsü